5 Aralık 2020 Cumartesi

Geç Kalınmışlıklar

    

  Eğiliyor zaman avcumun içinde, oyun hamuru gibi oynuyorum onunla, şekil veriyorum, parçalıyorum, birleştiriyorum...

Zamana hükmediyorum zamanın beni benden çaldığı gecenin lal vaktinde. Duvarlar gülüyor halime, rüzgar pencereden sızıp örtüyor vücudumu tüm soğukluğuyla. An'lar parçalanıyor avcumda, parçaları saplanıyor yorulmuş yüreğimin ortasına.

Bulutlanıyor gözlerim ve intihara kalkışıyor duygularım, zar zor tutuyorum onları yanan gözlerimde. Boğazım parçalanıyor sanki ama bir bütün halinde hala duygularım.

Hıçkırıklarım duvarda yankılanıyor. Gecenin lal vaktinde parçalıyorum tüm karanlığı sessiz hıçkırıklarımla, yarım kalan heveslerimin intiharıyla. 

Güvensizlik taşıyor her
bir yanımdan, bir anda kalabalıklaşıyor odanın içi,,.

Kırdığım bütün kalpler hesaplaşmaya davet ediyor beni. Kaçıyorum kendimden onlardan, değiştiriyorum zamanı kuruyor gözlerim, yumuşuyor boğazım. Şimdi ise kaybolmuş bir günün ortasındayım. Sesler sel gibi sürüklüyor beni asıl muhattap kişinin sesine doğru. Titriyor içim, ellerim, en çok da yüreğim. Görüyorum onu sanki karanlığıma konan bir ateş böceği gibi parlıyor gözleri acının parçalarıyla. Tekrar buğulanıyor gözlerim, yanmaya başlıyor boğazım, siliniyor tüm umutlarım onun buruk gülümsemesini gördükçe.

Ve gömüyorum kendimi ona karşı en savunmasız hissettiğim bu zamanın içine. Kayboluyorum tekrar var olamaya doğru. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kokularda Saklanan Anılar

Öğle güneşinin çocukluğunuzdaki bahçeyi ısıttığı o taze bahar gününde yeni açmış sümbül kokusunu düşünün. Veya bir parkın yanından geçerken ...